Perşembe, Nisan 23, 2009

23 Nisan Bizim Günümüz


Kızım bugün diğer bloğum olan Pastalila'yı kullanmıştır.

Çarşamba, Ocak 14, 2009

KISA KISA :)







Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Kızımın bloğuna bakmayalı nerdeyse iki sene olmuş. Çok ihmal etmişim çook. Pasta ve kurabiye tarifleri (pastalila) ve pasta yapımına çok vakit ayırdım bu zaman zarfında. vee 15 Aralık 2008 tarihinde Damla abla oldu. Evet ailemize yeni bir üye katıldı. Bir oğlumuz oldu. Allah sağlıkla büyütmeyi nasib etsin, her ikisini de.


Damla bu arada yuvaya devam ediyor. Tam gün olarak gidiyor. Seneye anasınıfına başlayacak kısmetse. Gerçekten büyümüş benim kızım. Bu sene doğum gününü yuvada kutladık. Ve pastamızı Didem teyzemiz yaptı.


devam edecek :)

Çarşamba, Aralık 05, 2007

TATLI KOŞTURMA :) KIZIM OKULLU OLDU


Bu hafta güzel bir koşturma içine girdik kızımla. Hayatımıza güzel bir heyecan, renk geldi ama uzun, yorucu bir yolculuğun da ilk adımları atıldı. Benim kuzum Damla'm büyüdü de yuvaya başladı bu hafta :).

Uzun yuva arayışlarım sonucunda nihayet bir karara vardık ve bu hafta Damla'yı okula başlatabildik. Doğduktan sonra çalışma hayatıma ara vermiştim. 1 sene sonra bakıcı ablayla devam edelim dedik. Ama hep içimde bir suçluluk duygusu vardı. Her gün içim cız ederek işe gidiyordum. 4 ay dayanabildik ve ben istifa ederek en azından yuva yaşına kadar ben bakıcam diyerek bakıcı defterini kapadık. O gün bu gün kızımla hep beraberiz :). İnşallah nice senelerde beraber oluruz. Ama herkesin kendi hayatı olacağı da bir gerçek. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak bilioyrum. Artık okul hayatı başladı mı bir çok şey değişecek ve hem benim hem kızımın alışması gereken bir dönem başlıyor.

İlk gün gayet güzel başladı ama ben okuldan ayrılamadım tabii ki. Müdüre hanımın odasından kamerayla takip ediyordum ama o yetmiyordu bulunduğu sınıfın kıyısında köşesinden izliyordum. Arkadaşlarıyla napıyor? uyum sağlayabiliyor mu? O resmi çekeyim bu videoyu çekeyim derken her ne kadar gizli gizli yapmaya çalışsamda Damla'ya yakalanıyordum bazen ve kızın dikkati dağılıyordu. Yanıma gelip sınıfa çekiştiriyordu. Eee tabii öğretmende 'Ferah hanım yarın siz burda hiç yokmuş gibi yapalım mümkün olduğu kadar ona görünmeyelim' demek zorunda kaldı. Neyse o da bende bugün biraz daha alıştık. Umarim bu alıştırma dönemi sorunsuz atlatırız.

Cumartesi, Kasım 10, 2007

DAMLA'NIN DOĞUM GÜNÜNDEN VE BAYRAMDAN BİR KAÇ KARE



İlk resimde gördüğünüz pasta tarafimdan yapılmış olup Damloşun bayram sonrasi kutladığımız ikinci doğumgünü partisinde yerini almıştır:) Pastanın detayları www.pastalila.blogspot.com adresinde. Son resimde bayramda annemleri ziyarete gittiğimizde çekildi. Babam balık tutmaya çok mereklıdır. Öyle oltayla falan değil. Denizde gidebildiği yere kadar gidip 3o metrelik ağ atıyor. Sabahın köründede gidip topluyor bazen sadece yengeç ve yosun ayıklıyor bazende güzel hatrı sayılır balıklar. Bu da bayram oncesi ağa takılan bir balıkçık :)). Nerdeyse Damla'nın boyunda.


Perşembe, Ekim 11, 2007

DAMLOŞ 3 YAŞINDA...

Kadir gecesi 8 ekim benim minik kuzumun doğumgünüydü. 3. yaşını bitirdi. Artık bebeklikten tamamen çıktı. Cadım benim İYİ Kİ DOĞDUN... SENİ ÇOK SEVİYORUZ :)

Cuma, Ekim 05, 2007

BİR BAŞKA OLUR AYVA MEVSİMİ

Hafta sonunda annemlere yazlığa iftara gittik. Bu zamanda oraları çok güzel oluyor. Hava o kadar güzeldi ki Damla'yla Selen denize bile girdi.

Ayvaların olmaya başladığı dönem aynı zamanda kışa hazırlık dönemidir. Sevgili anneciğim her sene olduğu gibi biberlerini kurutmuş, tarhanasını, reçellerini yapmıştı. Hepimizede paylaştırdı sağolsun. Dönüşte iğdelerimizi ayvalarımızı da ağaçtan toplayıp annemin verdiği nevaleleri de alarak elimiz kolumuz dolu evimize geldik. Anneciğim ellerine sağlık, Allah sana sağlıklı uzun ömürler versin
.










Babamın piliçleri kocaman tavuk olmuşlardı artık. Ama bu durum Damla'yla Selen'i tavukların peşinden koşup yakalamak konusunda caydırmadı tabii ki.

Pazartesi, Ekim 01, 2007

KAKAOLU KURABİYE YAPIYORUZ




Damlosla şekilli kakaolu kurabiye yapalım dedik. Çok sever poça börek yapmayı. Kızım çok hamarattır sormayın :). Amaç hamurla oynamak ama asıl çiğ çiğ yemek çok hosuna gidiyor. Kurabiye yapımını 'artık yeter yedin, çiğ yenmez fazla, tamam ver elindekileri' diye diye bir savaş halinde bitirdik. Damla' nın elinden kurtarabildiklerimle bir şeyler yapabildim neticede.